Translate

15 Ocak 2014 Çarşamba

Dayatmacı Siyasete Karşı Mahalleli Duyarlılığı

Çapulcular, yeşiller, feministler, entelektüeller, hayvan severler, doğa severler, çevreciler, kadın hakları savunucuları, aktivistler, özgürlük savunucuları, forumcular, mahalleliler..
Kendi kendine örgütlenmiş, emir-komuta ile hareket etmeyen, çok kesimli, çok fikirli, çok renkli...
İstedikleri şey hayat tarzlarının, özgürlüklerinin, yaşam alanlarının, doğal hayatın korunması…
Farklılıklara saygı duyuyorlar, ilgilendikleri sorunu veya uğraş alanını topluma anlatmaya çalışıyorlar…
Taleplerini dile getirirken toplumun önemli bir kesiminin de özlemlerine tercüman oluyorlar…
Ne yazık ki bu topluluklar; sorunlarını etkili bir şekilde siyaset zeminine taşıyamıyor, mahalleliyi sokağa çıkarmaya ikna edemiyor, birlik içinde hareket edemiyor, finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra vizyonlarını da tam olarak belirleyemiyor.
Siyasete egemen olanlar bildiklerini okurken, cumhuriyetin geçmiş birikim ve kazanımları kaybedilirken; doğa kirletilmeye, ormanlar talan edilmeye, hayvanlara zulüm yapılmaya, insan hakları çiğnenmeye, demokratik haklar baskı altına alınmaya, özgürlükler kısıtlanmaya, sanat ayaklar altına alınmaya, kadınlar ezilmeye devam ediyor.
İktidar sahipleri bize “dört yıl için vekilini seç, sonra da hiçbir şeye karışma, biz senin için neyin doğru olduğunu biliyoruz” diyor. Ama biz artık; temsili demokrasi değil katılımcı demokrasi istiyoruz, ilgi alanımıza giren konulardaki siyasi karar alma süreçlerine katılmak istiyoruz, TBMM komisyonlarına ve belediye meclislerine aktif olarak katılıp görüşlerimizi ifade etmek istiyoruz.
Ancak özlemlerimizi; siyasetçilerle temas kurmadan, onları ikna etmeden, hatta onlara baskı yapmadan hayata geçirmemiz mümkün gözükmüyor.
Tek yol sivil toplum kuruluşu olarak örgütlenmek... Sadece STK'lar; devletle olan ilişkilerimizin demokratik bir şekilde düzenlenmesine, kaderlerimizi belirleyen kararlarda söz sahibi olmamıza, yerel sorunlarımızın çözümüne katkı sağlayabilir.
Kendisiyle ilgili kararları siyasetçilerin tekeline bırakmak istemeyen, kendisini geliştirmek isteyen veya kendisini yaşadığı mahalleye karşı sorumlu hisseden herkesin; bir veya birden çok STK’ya üye olması gerektiğini düşünüyorum.                
Saygılarımla