Translate

2 Ocak 2014 Perşembe

2013 Yılının Önemli Çevre Olayları ve Validebağ Korusuna Araç Girişi

2013 Yılının Önemli Çevre Olayları
Atmosferdeki karbon yoğunluğunun 4-5 milyon yıl önceki  seviyeye ulaşması,
Çin'in çevre kirliliğini ve karbon salınımını azaltmaya yönelik ciddi çalışmalara başlaması,
Kutup petrollerinin çıkarılmasına karşı çıkan otuz Greenpeace aktivistinin Rusya tarafından tutuklanması,
Dev kağıt üreticisi Asia Pulp&Paper ile dev tarım şirketi Wilmar'ın, ormanları ve bataklıkları korumaya yönelik daha etkili politikalar izleyeceklerini taahhüt etmesi,
5.000 Filipinli'nin ölümüne yol açan Haiyan Tayfunu'nun kayıtlardaki en şiddetli tropikal fırtına olması,
Fil ve gergedan katliamını durdurmak için sivil toplum kuruluşlarının girişim başlatması,
Singapur ve Malezya’daki hava kirliliği değerlerinin rekor seviyelere ulaşması,
Birçok ülkenin kömür santrallerini desteklememeyi taahhüt etmesi,
Amazon ormanlarındaki tahribatın artarak devam etmesi,
Google’ın, yerküredeki orman örtüsü değişikliklerini gösteren bir harita yayınlaması. 
Türkiye'nin çevre duyarlılığı ise istikrarlı bir şekilde "seyretmeye" devam ediyor. Ülkelerin iklim değişikliği performanslarının değerlendirildiği bir raporda, geçen seneki “çok kötü” olan notumuzu bu sene de koruduk. 61 ülke arasında 54. sıradayız.
Validebağ Korusuna Araç Girişi
Koruda dolaşırken sık sık bitki toplayan insanlar görürüm.  Poşetlerinde Labada Otu, Kuş Ekmeği, Kaz Ayağı gibi çeşit çeşit otlar…
Bir gün birileriyle sohbet etmiştim. Topladıkları bitkiler hakkındaki bilgileri beni çok şaşırtmıştı. Nerelerde yetişir? Faydaları nedir? Nasıl pişirilir? Ne zaman toplanır?
Bazısı iştah açıyor, kanı ve bağırsakları temizliyormuş bazısı da egzama ve yaraların iyileşmesine yardımcı oluyor, boğaz ağrılarını geçiriyormuş. Pişirileni de var marul, maydanoz gibi çiğ olarak yenebileni de...
Koru'da "Acıbadem Caddesindeki Seyyar Çiçek Satıcılarının zaman zaman dere boyundan ya da Koru'nun Dadaşlar Sokak girişine yakın yerlerinden topladıkları Şeker Otu diye tabir ettikleri" bir bitki de var.
Geçenlerde dere kenarında bir araç görünce yanına gittim. Daha önce topladıkları bitkileri kucaklarında koru dışına çıkaran seyyar çiçek satıcıları, steyşın tipi binek araçtan istifade etmeye başlamışlar. Koru'ya araç ile girmelerinin doğru olmadığını söyledim. Tamam çıkıyoruz dediler, ama Şeker Otu'nu toplamaya devam ettiler. Ben de çay bahçesinde bulunan yetkiliye durumu izah ettim. Hemen bir personelini tarif ettiğim yere gönderdi. Aracın Koru'ya nasıl girdiğine şaşırdığımı söylediğimde, aracın Huzur Evi'nin yanındaki yoldan girmiş olabileceğini Abdülaziz Av Köşkünün yanındaki girişin kapalı olduğunu söyledi. Teşekkür ederek ayrıldım.
Aracın koruya girdiği yeri merak etmiştim. Abdülaziz Av Köşkünün yanındaki araç girişi gerçekten zincirle kapatılmıştı. Bunun üzerine Huzur Evi'nin yanındaki araç girişine gittim. Oradan araç geçmesinin ihtimal dahilinde olmadığını gördüm. 
Yetkililerin Koru'ya motosiklet girişini nasıl engelleriz diye düşündüğünü umarken, araç girişine müsaade ettiklerine inanmak istemiyorum.
Saygılarımla